İran, stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı’na döşediği deniz mayınlarının yerini belirleyemediği ve temizleme kapasitesine sahip olmadığı için bu önemli su yolunu trafiğe açmakta zorluk yaşıyor. Bu durum, ABD ile Pakistan’da gerçekleştirilen barış müzakereleri üzerinde de olumsuz etki yaratıyor ve bölgedeki enerji sevkiyatı ile güvenlik için ciddi bir tehdit oluşturuyor.
The New York Times’ın 11 Nisan 2026 tarihli haberine göre, İran, Hürmüz Boğazı’ndaki mayınları yerleştirmiş olsa da, bu mayınların nerede bulunduğunu bilmemesi nedeniyle gemi trafiğini güvenli bir şekilde açamıyor. Tahran yönetimi, savaşın başında sulara yerleştirdiği bu mayınların konumlarını kaydetmek için gerekli ekipmana sahip değil. Hürmüz Boğazı, bu durum nedeniyle çözümü bulunmayan bir bulmaca haline geldi.
Bu gelişmeler, Başkan Yardımcısı JD Vance’in liderlik ettiği ABD heyeti ile İranlı müzakereciler arasındaki barış görüşmelerini de doğrudan etkiliyor. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, boğazın “teknik sınırlamalar göz önünde bulundurularak” trafiğe açılacağını belirtse de, Amerikalı yetkililer bu ifadenin mayınları bulma ve temizleme konusundaki yetersizliğe bir atıf olduğunu vurguluyor. Hürmüz Boğazı’nın kapalı kalması, enerji fiyatlarını yükselterek İran’a savaşta önemli bir avantaj sağlıyor.
İran, bu mayınları yerleştirirken küçük tekneler kullanmış ve ABD-İsrail tehdidi altında süreci oldukça rastgele bir şekilde yürütmüştü. Amerikalı yetkililer, İran’ın her mayının konumunu doğru bir şekilde kaydetmediğinden şüphe ediyor. Hatta kayıt altına alınan yerlerde bile bazı mayınların akıntılarla serbestçe hareket edebileceği belirtiliyor. Deniz mayınlarını temizlemek, onları yerleştirmekten çok daha karmaşık bir iş ve büyük bir uzmanlık gerektiriyor. İran’ın bu bölgeye askeri personel göndermemesi durumu daha da zorlaştırıyor. İran Devrim Muhafızları, gemilerin mayınlarla çarpışabileceği konusunda uyarılar yaparken, yarı resmi medya tarafından yayımlanan güvenli rota haritaları da belirsizlikler nedeniyle oldukça kısıtlı kalıyor.