29 Nisan 2026 tarihinde Hakan Kaplan tarafından paylaşılan bir analiz, benzinli ve elektrikli araçlar arasındaki en büyük farkları gözler önüne serdi. Kızılötesi kameralar kullanılarak yapılan incelemelerde, benzer dış görünüme sahip iki aracın enerji verimliliği konusunda tamamen zıt sonuçlar elde edildi. Testler, benzinli araçların enerjinin büyük bir bölümünü ısıya dönüştürerek israf ettiğini ve elektrikli araçların enerjiyi doğrudan harekete yönlendirdiğini ortaya koydu.
BENZİNLİ ARAÇLARDA ENERJİ İSRAFI YÜKSEK
İçten yanmalı motorlarla çalışan araçların termal görüntülerinde, motor bloğu, radyatör, şanzıman ve egzoz sisteminin yüksek ısı seviyelerini temsil eden parlak sarı ve beyaz renklerde olduğu kaydedildi. Dakikalar içerisinde gerçekleşen patlamalar ve hareketli parçalar arasındaki sürtünme, oluşan ısının enerjinin hareketten çok dışarıya atık olarak gittiğini kanıtlar nitelikte. Bu durum, benzinli araçların enerji verimliliği konusunda ciddi bir dezavantaja sahip olduğunu göstermektedir.
ELEKTRİKLİ ARAÇLARDA SOĞUK ÇALIŞMA AVANTAJI
Elektrikli araçların (EV) termal profilleri ise çok daha düşük ve dengeli bir yapıda olduğu gözlemlendi. Bu araçlarda yanma süreci ve egzoz çıkışı bulunmadığı için, ısının sadece batarya soğutma sistemleri, elektronik devreler ve lastiklerde yoğunlaştığı belirlendi. Elektrikli motorların ürettiği ısı, benzinli motorlarla karşılaştırıldığında kontrol edilebilir seviyelerde kalmakta ve bu durum mekanik stresi azaltmaktadır. Bu termal farklılıklar yalnızca görsel bir ayrım değil, aynı zamanda enerji verimliliği açısından da önemli bir göstergedir. Geleneksel motorlar enerjiyi ısıya dönüştürerek israf ederken, elektrikli sistemler depolanan enerjiyi doğrudan tekerleklere iletmektedir. Düşük çalışma sıcaklıkları, elektrikli araçlarda aşırı ısınma riskini minimize ederek uzun vadeli enerji performansını artırmaktadır.