İran’ın Kum şehrinde hayatını sürdüren Türk vatandaşı Gül Gökgöz’ün bir süpermarkette kaydettiği görüntüler, Türkiye’deki sosyal medya platformlarında yoğun ilgi gördü. Paylaşılan videoda; et ürünlerinden makarnaya, sıvı yağdan şekere kadar pek çok temel gıda maddesinin lira bazında Türkiye’ye kıyasla daha uygun fiyatlarla raflarda yer alması geniş bir kitle tarafından tartışılmaya başlandı.
Gıda Bülteni’nin ulaştığı Gökgöz, kayıtların tamamen yeni olduğunu belirterek fiyatların güncelliğini doğruladı. Ancak etiketlerin düşük görünmesine rağmen, ülkedeki alım gücünün yetersizliği nedeniyle yerel halkın alışveriş yapmakta ciddi sıkıntılar çektiğini ifade etti.
Paylaşımı yapan Gül Gökgöz, İran’daki perakende sistemine dair dikkat çeken bir detayı paylaştı. Ülkede fahiş fiyat artışlarının önüne geçebilmek adına ürünlerin azami satış bedellerinin henüz üretim aşamasındayken ambalajlara basıldığını aktardı. Gökgöz, marketlerin bu fiyatın altında satış yapabildiğini fakat belirlenen bu yasal sınırın üzerine kesinlikle çıkamadıklarını dile getirdi.
Sosyal medyada büyük yankı uyandıran görüntülerde, temel gıda maddelerinin Türk lirası cinsinden karşılıkları tek tek listelendi. Paylaşılan bilgilere göre markette makarnanın fiyatı 17 TL, bir kilogram toz şekerin fiyatı 30 TL, bir kilogram yeşil mercimeğin fiyatı ise 62 TL olarak kameraya yansıdı. Tüketicilerin sıkça tercih ettiği diğer ürünlerden bir kilogram kuru fasulye 78 TL’den, bir kilogram tavuk eti 80 TL’den ve bir kilogram pirinç 100 TL’den alıcı buluyor.
Ayrıca 560 gramlık ızgara zeytinin 152 TL, 3 litrelik ayçiçek yağının 290 TL ve 5 litrelik zeytinyağının 860 TL olduğu görülüyor. Özellikle kırmızı et fiyatlarındaki makas dikkat çekerken, bir kilogram dana kıymanın 315 TL, bir kilogram dana etinin ise 420 TL olduğu aktarıldı. Videoyu izleyen çok sayıda sosyal medya kullanıcısı, İran’daki asgari ücret seviyesinin düşüklüğüne vurgu yaparak halkın bu ürünleri tüketmekte zorlandığı yorumunda bulundu.
Bölgedeki gerilimlerin ve çatışma ortamının başlamasından yaklaşık bir iki ay sonra raflarda çok ciddi ve şaşırtıcı zamların görüldüğünü belirten Gökgöz, Türkiye ile kıyaslandığında rakamlar düşük kalsa da yerel maaşlarla geçinmenin oldukça zor olduğunu doğruladı.
Uluslararası finans ve medya kuruluşlarının yayımladığı raporlar da bu ekonomik çelişkiyi destekler nitelikte. RFE/RL’nin aktardığı bilgilere göre, ABD ve İsrail ile yaşanan gerilimlerin tetiklediği askeri maliyetler, lojistik aksamalar ve uzun yıllardır esnemeyen ambargolar İran ekonomisini darboğaza sürükledi.
Başkent Tahran’da ekmek fiyatlarının bir yılda iki katına ulaştığı, dar gelirli ailelerin et almayı tamamen bıraktığı ve dışarıda yemek yeme alışkanlığının yok olduğu belirtiliyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) verileri ise krizin boyutunu ortaya koyuyor. IMF, İran’daki ortalama tüketici enflasyonunun yüzde 69 seviyesine tırmanacağını ve ülke ekonomisindeki küçülme eğiliminin süreceğini tahmin ediyor.
Resmi veriler de gıda enflasyonunun savaş sonrasında hız kazandığını ve bazı stratejik ürün gruplarında yıllık bazda yüzde 100’ü aşan artışlar yaşandığını gösteriyor. Sonuç olarak, etiketler dışarıdan bakıldığında ucuz görünse de değer kaybeden yerel para birimi ve yüksek enflasyon, milyonlarca İranlının temel gıdaya erişimini her geçen gün daha da zorlaştırıyor.

